Foça Kozbeyli Köyü’nde Şakir’in Dibek Kahvesi

Posted on 01/04/2013

0


DSC03417

Yağmuru ve fırtınası bol bir kış nedeniyle hele ki 2 bebekle köy kahvesi dolaşacak fırsatı bulamamıştım bir süredir. Güneşin yüzünü göstermesi ile birlikte 2 hafta önce Foça gezileri sezonumuzu nihayet açtık. Foça’ya gitmişken de blog için biraz araştırma yapınca daha önce hiç duymadığım ziyaret etmediğim Kozbeyli köyünün adını bu sayede öğrendim.

İster kuzeyden ister güneyden gelenler için Çanakkale Yolu’ndan Foça sapağına girdikten sonra Ilıpınar köyünü geçtikten hemen sonra ‘Yeniköy Köy Yolu’ sapağından sağa girip yaklaşık 5-6 km gidince Kozbeyli Köyü’ne ulaşılıyor. Ancak Yeniköy Köyü tabelası biraz zor fark edildiğinden Ilıpınar köyünden sonra yavaş gidip sağ tarafı kolaçan etmekte fayda var.

Dağ yolundan önce zeytinlikler, ardından çam ormanını geride bırakınca baharın da etkisiyle yeşillikler arasında yapılan bu yolculuk zaten başlı başına bir olay. Kozbeyli köyünün hemen girişinde eski ve yeni taş evler bu köye biz bilmesek de turizmin bir süre önce geldiğini hissettiriyor insana. Daha şimdiden 1 adet taş otel hizmet vermeye başlamış.

Köyün girişine park ettiğimiz araçtan inip biraz dolaşmaya başlayınca buranın alelade bir köy olmadığını anlıyoruz. Daha sonra köy kahvesinde yapacağımız sohbetlerde de buranın son yıllarda şehirden bir hayli göç aldığını öğreneceğiz zaten.

Bir köyü özel kılan köy meydanı Kozbeyli’de hayli canlı ve güzel. Bu koca meydanda muhtarlığa ait köy kahvesi dışında 1935 yılından beri hizmet veren bir de özel işletme bulunuyor. “Şakir’in Dibek kahvesi” Köy kahvesine şöyle bir bakındıktan sonra, en eski kahve olması nedeniyle Şakir’in yerine oturup Dibek kahvesinin ve manzaranın keyfine bakıyoruz.

DSC03394
1935 yılında Osman Amca tarafından açılan bu kahveyi, kahvenin bugünkü sahibi Şakir Bey işletiyor. Bu sebeple kahvenin kapısında eski tabela bulunsa da artık burası “Şakir’in Yeri” diye tanınıyor. Tek başına olması nedeniyle servise yetişemeyen Şakir Bey’in kafası dolu olduğundan sohbete öncelikle kahvede tek başına oturup gazetesini okuyan Mehmet Amca ile başladım. Köyün ileri gelen yaşlılarından olduğu için, sözü ilk ona vermek istemiş de olabilirim.

DSC03392

Uzun yıllar tütün ve zeytin ile geçimini sağlamış Mehmet Bey, bu köyde doğmuş, büyümüş ve halen burada yaşıyor. Kendisi buradaki işletmelerden emekli olduktan sonra günlerini hala Kozbeyli’de geçiriyormuş. Mehmet Bey Kozbeyli köyünün kısa bir tarihini anlatınca bu köyde bir zamanlar Rum mahallesi ve Türk Mahallesi olmak üzere 2 ayrı mahalle bulunduğunu ancak mübadele sonrası Rum evlerinin terk edilmiş bir şekilde kaldığını öğreniyorum. Caminin yukarısındaki Rum mahallesinde bir zamanlar bir de Rum Meyhanesi olduğunu, uzun yıllar boş kalan bu meyhanenin yakın zamanda restore edileceğini öğreniyorum. Taşlarının sökülüp başka evlerin inşasında kullanılması nedeniyle Rum kilisesinden ne yazık ki eser kalmamış. Fakat Mehmet Bey gibi eski topraklar, Rum meyhanesinin açık zamanlarını, bağ bozumu günlerini hala hatırlıyor.

DSC03418

Kozbeyli köyünün Türk mahallesinde ise meydanın hemen yukarısında bir kale ile camii göze çarpıyor. Cami restorasyon kapsamına alınmış olsa da henüz gerekli çalışmalar yapılmamış. Köye ilk yerleşen ve buraya adını veren Kuzu Bey’in kulesi ve onu çevreleyen kale de yine içler acısı. Yarım kalmış restorasyon çalışması nedeniyle kale çevresinde inşaat kalıntılarına maruz kaldık.

DSC03420

Arnavut kaldırımlı taş sokaklardan Cami’ye doğru tırmanırken, taş evlerin arasından buranın eski dokusunu yaşatan güleryüzlü Ege köylüleri ile ayaküstü kısa kısa sohbetler yapıyoruz. Türk mahallesindeki taş evlerin durumu içimi biraz mutlu ediyor. Neyse ki en azından burası biraz daha iyi korunmuş. Turizmin yavaş da olsa canlanması ile birlikte koy evlerinde de belli kıpırtılar olmuş.
Köyde yaptığımız bu kısa turun ardından bu kez köy kahvecisi Şakir ile sohbet etmek için yine kahvemize döndük. Konuşmaktan, anlatmaktan, kahvesini tanıtmaktan son derece mutlu olan Şakir Bey’in “röportajcı bunu da çek, bunu yaz” diye kahvede göstermediği ayrıntı kalmıyor. Bir kere Dibek Kahvesi yaptığı için, kahvenin içerisinde masanın üzerinde duran kahve çekirdeklerini gösterip, havanda kahve dövmemizi istiyor.

SONY DSC

 Tokmağı elime alıp kahve dövmeye başlayınca bunun iyi bir kol kası gerektirdiğini anlıyorum. Ve tabiii bu kahvenin neden bu kadar sevildiğini de… Havandan çıkan koku fincanlarca kahve içme isteği uyandırıyor insanda.

DSC03412

Şakir Usta, kavrulmamış kahve çekirdeğini odun ateşinde kavurduktan sonra, mermer havanda demir bir tokmak ile dövdükten sonra kahveyi taze taze pişiriyor. Kahvenin yanında ise bir adet lokum ikramları. Eğer benimki gibi çocukla giderseniz, kahve içerisindeki lokum kutusuna dadanmalarına bile bir ölçüde göz yumuyorlar. Kahvenin ardından da Şakir Usta’dan kahvedekilere gül suyu ikramı başlıyor. Zaten hemen hemen herkes ile ahbap olan Şakir Usta o telaşın arasında bir de kahvedekilerle bir iki küçük sohbet ediyor.

Kahvenin içerisinde duran odun sobası dışında başka ne ararsanız var. Pet şişeler, kutular, gazete kağıtları vs. Tahminimce yazlık bolümün açılmasının ardından kahvenin içini toplamaya pek vakit ayırmamışlar. Bu sebeple kahve bana ortalığın dağınık ama muhabbetin güzel olduğu çat kapı misafirlikleri hatırlattı. Zaten Şakir Usta eşimin eline kahve tepsisini verip, servise başlatınca samimiyetin boyutları da ortaya çıktı.

DSC03403

5-6 masanın yer aldığı kahvenin açık olan alanından aşağıya doğru bir deniz manzarası hakim, Kozbeyli’nin tepelerinden Foça’yı seyretmek keyifli oluyor. Foça’nın kendine ait tarihi gibi buranın da eskiye uzanan bir tarihi var.

Korsanlardan kaçmak amacıyla bu vadiye yerleşenlerin kurduğu söylenen Kozbeyli Koyu’nun eski adı Kuzubeyli Köyü imiş. Kuzubey isimli bir derebeyinin ismini alan köye hala civar köylerde Kuzbey köyü de deniliyormuş. Saruhanlılar dönemine ait bir tarihi olan köydeki bazı tarihi kalıntılar köy meydanında sergileniyor.

Kozbeyli Köyü’nde pazar günleri panayır edasıyla ev yapımı reçellerin, yiyeceklerin, taze sebze ve meyvelerin satıldığı bir de pazarı kuruluyor. Bu sebeple Kozbeyli’ne Pazar günü gitmekte fayda var.

Aksel ve Ada'nın Kozbeyli Köyü'nde traktör keyfi

About these ads
Posted in: Ege & Akdeniz